Tedavi Sonrası Tüplü Dalış Serüveni

IMG_0055

Bu blogda da sürekli bahsettiğim bir konu var. Değişim ve gelişim. “Kanser bir hediyedir” dedikten sonra hayatı nasıl değişime ve dönüşüme uğrattığınız önem kazanır. İlk teşhis konduğunda bile ben, acaba hayatımı nasıl değiştirebilirim. Bana yeni bir şeyler lazım demeye başlamıştım. Çok şanslıyım ki, bu imkanı tüplü dalışı Kaş’da denemekle birlikte yakalayabildim.  Başlangıçta ufak bir tatil aktivitesi olarak düşündüğümüz dalış hemen kendini bir hayat tarzı olarak benimsetti. İlk deneme dalışımı hiç unutmuyorum. Son kemoterapimi alalı daha 6 ay ve radyoterapim biteli ise 4 ay olmuştu. Minnacık saçlarım kendini göstermiş ama henüz kıvrılmaya başlamamıştı 🙂  Kafamda birçok soru vardı. Acaba sorun yaşar mıyım? Portum basınçtan etkilenir mi? Akciğer problemleri yaşar mıyım? vs… vs… Sorularımı önce Kanserle Dans Derneği Sevgili Ebru Tontaş’a sordum. Oldukça detaylı bir yanıt gönderdi sağolsun. Bu yanıtı Onkoloğumla değerlendirdiğimizde, doktorum yanıtı oldukça detaylı ve eksiksiz buldu. Hatta bir kopyasını da kendisine istedi. Dileğen olursa aşağıda hem Ebru’dan gelen yanıtı hem de DAN’ın (Divers Alert Network) yayınladığı meme kanseri ve dalış konulu makaleyi aşağıda okuyabilirler. 11209343_923868637691549_2072434368407165139_n

Bu kadar detaylı bilgi sahibi olmama rağmen ilk denemeden önce bi hayli gerilmiştim. Kafamda sürekli şu cümle vardı. -Doktorların düzelttiğini bozacaksın!- Eğitmenlerimiz o kadar deneyimliydi ki hemen beni sakinleştirip sorunsuz bir dalış gerçekleştirebildim. Ve hayatım değişti… Korkup kaçabilirdim ama yapmadım. Ben bunu yapabilirim dedim. Evet çekincelerim oldu ama bırakmadım. Benim için onca tedaviden sonra normalleşmenin ilk adımıydı ve öyle de oldu. Dalışın aradığım değişim ve gelişimi bana sağlayacağını anladığımda, ondan ayrılamaz oldum. Önce Open Water, hemen akabinde de eğitimlere devam edip Advance Open Water Diver oldum. Kaş’da dalış noktalarının neredeyse hepsinde daldım. Hayatıma yeni bir yaşam tarzı ve yeni dostlar girdi. Dalgıçların Kabesi denen Kızıldeniz’de bile dalış yaptım. Dünya’nın en iyi dalış merkezlerinden biridir Kızıldeniz. Hayatımın en güzel yazını yaşama fırsatı yakaladım. İşte bu nedenle bir karar vermek ve hayatını değiştirmek mümkün. Ben yaptım… Siz de yapabilirsiniz…

Kaş Nautilus Dive Center’a özel teşekkürlerimle…

Sevgiler 🙂

20140119_1509440

kanserle_dans

Kanserle Dans

Dalış yapanlar için en önemli konu aldıkları kanser tedavilerinin ve ilaçların etkisidir. Genel olarak meme ca tedavi sonrası pek çok kişi dalmaya devam edebilir ancak bazı ilaç ve tedavilerin etkisi göz önüne alınmalı ve gerekirse akciğer kontrolleri muayenesi yapılarak kişinin dalmaya uygunluğu ölçülmelidir.

Örneğin,  kemoterapide alınan doksorubin (Adriamycin®), hiberbarik oksijen tedavisiyle birlikte kullanılırsa kardiyak toksite riski artar.  Bir başka ilaç, methotreksat, akciğer toksiteyi artırır, ve  siklofosfamid (Cytoxan®) skar doku ve akciğer fibrosis oluşumu riskini artırır.   Tedavi sonrasında ve dalmadan önce, tedavi gören kişinin akciğerleri kontrol edilmeli ve dalış sırasında akciğer ekspansiyon yaralanma riskini  (pulmoner barotrauma) artıran faktörler mevcut mu bakılmalıdır. Tedavi sırasında dalış yapılması önerilmez.

Her kişinin durumu ve kapasitesi kendine özel olduğundan buna göre değerlendirilmelidir. Akciğer dokusunda güç ve esneklik kaybı varsa bu akciğer yaralanma özellikle pnömotoraks riskini artırır.

Eğer testler akciğer kapasitenizin dalmak için uygun olduğunu gösteriyorsa dalışa başlamanızda sorun yoktur. Meme ameliyatı sonrası skar dokunun kol hareketlerinde kısıtlama yapmıyor olmasına dikkat ediniz gerekirse fizik tedavi uygulayınız.

Meme implantleri

Salin implantler nötrdür. Silikonlar negatif boyuancy sağlar. Göğüs kemer veya  buoyancy kompansatörleri ameliyat bölgesini sıkacağından kullanımı tavsiye edilmez. Genel olarak implantler risk değildir.

Lenfödem  konusunda dalış yapanlar birkaç gün dalış sonrası pozitif iyilesme olduğunu ifade ediyorlar. Ancak lenfödemin fiziksel kol kullanımı kısıtlama yapmıyor olmasına dikkat ediniz.

danLogo

Meme Kanserinden Sonra Dalış Yapmak.

 DAN Araştırma sonuçlarına Bir Bakış

Laurie Gowen

 “Hastalığımın teşhisinden sonraki ilk dalışımda, deniz hiç olmadığı kadar mavi, okyanus hiç olmadığı kadar çok şeylerle doluydu. Artık kanser değilim, ama kişinin bakış açısı, bazı şeyleri kabullendiğinde büyük ölçüde değişiyor.” breastcancer.org istatiklerine göre, kadınlarda her üç kanser teşhisinin biri meme kanseri ve bu sayı artmakta. – Amerika’da her iki dakikada bir kadına meme kanseri teşhisi konmaktadır. 2005 yılında, yaklaşık 212,000 yeni yayılımcı meme kanseri teşhisi ve bununla birlikte 58.000 yeni yayılımcı olmayan meme kanseri teşhisi vakaları olacağı ve 40,000 kadının bu hastalıktan öleceği tahmin edilmiştir. – 1960 yılında meme kanseri 20 kadından birinde görülürken bugün 8 kadında bir görülmektedir. Aler diver’ın önceki sayısında, dalış için formda olmak ve meme kanseri konularına göz atmıştık ve yaptığımız bir ankette, kanser teşhisi konmuş kadınlara, tedavi olup olmadıklarını ya da süregelen bir tedavileri olup olmadığını sormuştuk. Aldığımız cevaplarda, 42 kadın lipektomi (yağ dokularının kesilip çıkartılması), mastektomi (meme bezinin kesilip çıkartılması) ya da kemoterapi ve radyasyon gibi tedaviler gördüklerini belirtmişler. 36-66 yaş arası bu kadınlar, geniş kapsamlı ve aydınlatıcı cevaplar verdiler. Araştırmaya katılan kadınların söylediklerinden bazı anlamlı alıntılar yaptık. “Teşhisim ilk konduğunda, dalış şöyle dursun, yaşayıp yaşamayacağımı bile bilmiyordum.

Şimdi sloganım ‘Her anın tadını çıkart!’ Araştırma sonucunda aldığımız umut verici cevaplar, bir an önce sevdikleri ve gönülden bağlı oldukları spora dönmek isteyen kadınlar hakkında bize pratik ve destekleyici bilgiler verdi. Güvenli dalış bu kadınlar için en öncelikli olan şey ve bize meme kanserinden kurtulanların da normal bir hayatı olabileceğini ve kanserden sonra da güvenli bir şekilde hayattan zevk alınabileceğini gösterdiler. “Psikolojik olarak dalışı çok rahatlatıcı buluyorum. Biliyorum ki, daldığım sürece iyiyim.” Bazı anket cevaplarındaki bazı endişeler ele alındı. Bunlardan biri lymphedem lenfödem* ve dalış. Aslında, dalgıçların %12 sinde, dalışın lenfödemin azalmasına yardımcı olduğu rapor edildi. Fakat, devamlı ağır dalış ekipmanı kaldırmak lenfödemi daha kötü yapabilir. Ekstra özen gerekiyorsa basınç bandajları kullanmak yardımcı olabilir. Mastektomi (göğüsün cerrahi müdahale ile alınması) ve meme implantından sonra yüzerlilik de rapor edilen konulardan biridir. Bir dalgıcın önerisine göre, ameliyattan sonra yüzerlilik farkı varsa, kullanılan ekipmanın doğru kuşanılmasını sağlayarak fayda elde edilebilir. Bir çalışmada, DAN Amerika Araştırma Başkan Yardımcısı Dr. Richard Vann, meme implantlarında inet gaz alımını laboratuar ortamında simüle ederek derinlik/zaman profillerinin implantlar üzerindeki etkisini araştırmıştır. Büyüklük ya da gaz emilimindeki değişimin, meme implantlarının dalışa engel bir durum teşkil etmediği gözlemlenmiştir. Ankete katılan kemoterapi tedavisi gören kadınlar, kullanılan ilaçlar nedeni ile zihinsel bulanıklık ouşabileceğinden bahsetmişlerdir. Bir tanesi, ameliyat sonrası güvenlik konusunda şunları söylemiştir: “Kemobrain konusunda dikkatli olun (kemotrapiden sonra hastaların dikkat eksikliği, kafa karışıklığı, hafıza kaybı ya da sağlıklı düşünememe sorunu). Karar verme, hafıza, direktifleri takip edebilme konusunda problem yaşıyorsanız kesinlikle dalmayın.” Diğer katılımcıların bazıları da bize enfeksiyona neden olan kesik ve sıyrıkların oluşturabileceği riskler konusunu hatırlattı. Fiziksel olarak fit olmak, doğru beslenmek ve kendi vücudunuzu dinlemek dalışla ilgili pratik ipuçlarıdır. “DAN’a sorun. Cevaplar hem yardımcı hem de güven verici oldu.” Doktorlarının dalışa dönme konusundaki tavsiyelerini sorduğumuzda ise, bir doktorun bile dalışı bırakmaları gerektiğini söylemediğini duymak bizi çok sevindirdi. Genellikle doktorların tavsiyesi, ameliyat yaraları iyileştikten sonra dalıcı, kendini yeteri kadar güçlü hissediyorsa dalışa dönebilir. Bazı kadınlar doktorlarının dalışa dönemeden önce kemoterapi ve radyasyon tedavilerinin bitmesini tavsiye ettiklerini belirtirken bazı kadınlar ise doktorlarına sormadıklarını bildirmiştir. Dalgıçlardan biri, meme ameliyatından 10 gün sonra dalışa gittiğini rapor ederken, bir başka dalgıcın doktoru ameliyattan bir hafta sonra dalabileceğini söylemiştir. Anketimizdeki dalgıçlar tekrar dalışa dönmeden önce 0 ila 48 ay arasında beklemişlerdir. Kanserden dolayı fiziksel bir kısıtlamaları olup olmadığını sorduğumuzda ise, %20’si eskiye göre daha çabuk yorulduğunu, %16’sı kol hareketlerinin kısıtlı olduğunu ve %2’si de ağrı şikayetleri olduğunu belirtmişlerdir. %80’i dalışa dönmeden önce fiziksel zindeliklerini arttırmak için egzersiz programlarına katılmışlardır. Çünkü ameliyattan sonraki yara izi hareket kısıtlığına neden olabilir ve tekrar dalışa dönmek için forma girme konusunda fizik tedavi yardımcı olabilir. “Ameliyattan sonra doktorlarım fizik tedaviye ihtiyacım olmadığını söylediler. DAN’ın tavsiyesi ile gittim. Hareket kabiliyetimi arttırmak ve etkilenen kolumun güç kazanması için fizik tedaviye gitme kararım ameliyattan sonra aldığım en iyi karardı ve kesinlikle dalış geleceğimi olumlu yönde etkiledi. Teşekkürler DAN!” Dalışa dönmeden önce ameliyat yaraları iyileşmelidir; bu enfeksiyon riskini azaltacaktır. Ek olarak, bazı kemoterapi ilaçları ektra risk taşıyabilir ve dalışa dönmeden önce tekrar değerlendirilmelidir. Bu risklere, akciğer yara izi ve kalp hasarı gibi yaygın olmayan bazı yan etkiler dahildir. Kanser bazen akciğerlere yayılabilir ve gaz embolisine meydan verebilir. Bu nedenle, dalış güvenliği açısından, bir doktor tarafından düzenli kontrolden geçilmesi tavsiye edilir. Kanserin geleceğinizi belirlemesine izin vermemek önemlidir ama güvenli dalış önceliklidir. Bu kadınlar hayatları ve sevdikleri aktiviteri hakkında kararlar alırken hissettiklerini naklederken dalış ile ilgili harika ve cesaret verici şeyler söylediler. Aşağıdaki cevap ailesi ve arkadaşlarıyla dalıştan zevk alan birinin, dalışa devam etmenin faydasını gören bir kişiden: “Tedavim sırasında, olduğumdan daha iyi olmam için bana cesaret veren kocamla, bu sporun tadını çıkarttım.” Kadınlar, meme kanserinin hayatlarını kontrol etmesine izin vermeyeceklerini söylediler; ve anahtar kelime “yaşamak”. Dalış size fiziksel güç, duygusal iyileşme ve zihinsel huzur verebilir. “Daldığım zaman, aklımın huzurlu olmasını ve duygularımın açık olmasını seviyorum. Telefon yok, konuşan yok. Her şey çok doğal. Tanrının işi, bozulmamış.” Bir dalgıcın dediği gibi özetle: “Ruhum için dalış şart.” Araştırmamıza yardımcı olan bütün kadınlara teşekkür ediyoruz. Umarız bu yorumlar, tavsiyeler ve düşünceler aynı süreci yaşan bir çok kadına ilham verir. *özellikle deri altı dokularında şişme. Çoğu lenfödem vakası, meme kanserinden kurtulan kişilerin kollarında, lenf damarlarının ya da lenf bezlerinin tıkanması ya da alınması durumunda görülür.

http://www.alertdiver.eu/c/document_library/get_file?uuid=4ae73ed4-85b2-46f0-a53c-a028a760de95&groupId=27255

Reklamlar

Meme Kanseri Sonrası İçin Klinik Pilates ve Jennifer Dahl ile Röportaj

pilates

Geçtiğimiz ay çok güzel bir etkinliğe katıldım. Taxim Pilates tarafından pilates eğitmenlerine yönelik yapılan meme kanser ve pilates temalı eğitime eğitmenler ve meraklı arkadaşınız bendeniz katıldık. Eğitmenimiz Kanada’dan Dünyaca ünlü STOTT Pliates Master Trainer Jennifer Dahl idi. Jennifer ve diğer eğitmenlerin ne derece konumuza eğildiğini ve çözümün parçası olmak istediklerini görünce gelecek için ümidim arttı. Yakında sadece pembe kurdele olarak anılmayıp, birer insan olarak görüleceğimize inandım.

IMG_9362

Eğitim öncelikle meme kanseri ve tedavi yöntemleri konusunda Jennifer’in verdiği teorik eğitim oldukça detaylı ve güncel bilgilerdi. Soru cevap kısmında da eğitmenlerimizin soruları konuyu daha da detaylandırıldı. Akabinde mat pilates ve aletli pilates eğitimlerine geçildi. Ufak tedbirlerle pilatesin meme kanseri sonrası tüm hastalara uygun olabileceğini görmek sevindirici oldu. Aletli pilates bölümünde Jennifer’in gösterdiği hareketleri yaptığım o kısa sürede bile sırt ağrılarımda rahatlama oldu. Kesinlikle tavsiye ediyorum. Kendim için de en kısa zamanda bir program oluşturacağım.

IMG_9367

IMG_9372

Ayrıca sizler için kendisi de bir meme kanseri hasta yakını olan eğitmenimiz Jennifer’e bir kaç soru sordum. Faydalı olması dileğiyle.

Pilatesin meme kanseri hastalarına faydaları nelerdir?

Meme kanseri hastalarına detaylı ve kişiye odaklı bire bir programlama yapıldığı için birçok faydası bulunmaktadır. Standart pilates programını takip etmekten ziyade, özel pilates ekipmanları veya mat pilates eşliğinde kişinin durumu, postürü ve hareket kabiliyeti incelenerek kapsamlı bir çalışma yapılmaktadır. Bence nefes, karın kaslarının desteklenmesi ve uygun omuz biyomekaniği üzerine yoğunlaşılarak, pilatesin her parçası da bu programda tamamlayıcıdır.

Pilatese ne zaman başlanmalıdır?

Doktorun veya fizyoterapistin izin verdiği en kısa zamanda başlanmalıdır. Kardiyo egzersizleri genelde kısa sürede başlanır ancak pilates için ameliyatın düzeyine göre 4-6 hafta arası bir süre zarfında başlanabilir.

Pilates meme kanseri hastaları için nasıl modifiye ediliyor?

Egzersizlerde yük/ağırlık düzenlemesi veya azaltılması ve hareketlerin daha fazla destekleyici haliyle yeniden modifiye edilmesi şeklinde oluyor. Akut dönemde iyileşme akabinde takip eden 6 ay ile 1 yıl arasında program daha az modifiye edilmiş haliyle, daha çok total postür destekleyici, kuvvet ve denge üzerine yoğunlaşmaktayız.

Semineriniz esnasında bizimle, annenizinde bir meme kanseri geçmişi olduğunu paylaştınız. Annenizin sağlıklı bir yaşam sürmesi için yaptığınız değişikliklerden bahsedebilir misiniz?

Annem tüm kemoterapi ve radyoterapi kürlerinden sonra lumpektomi oldu. 3 yıl boyunca da hormon tedavisi gördü. Geçtiğimiz yıl lenfödem problemi yaşadı ama çok uzun süreli bir rahatsızlık yaşamadı.

Annem her zaman aktif bir insandı ancak tedavi esnasında ve iyileşme döneminde kendine odaklandı ve daha istikrarlı bir egzersiz programına hayatında öncelik verdi. Şimdi hergün mutlaka 1 saate yakın yürüyüş ve düzenli şekilde yoga ve pilates yapıyor. Stresten arınmanın öneminin farkına vardı ve düzenli meditasyon da yapıyor. Tüm bu değişiklikler onun hayatında nasıl bir direkt etki yaratıyorum bilemiyorum ancak ben annemi bu motivasyonu ve kararlılığı konusunda alkışlıyorum. Onun devam etmesi için elimden geldiği her şekilde destek olabildiğim için mutluyum.

Taxim Pilates’e ve Canan Tekinel’e beni eğitmen olmadığım halde, bu faydalı seminere katılmama müsaade ettikleri için çok teşekkür ederim.

Sevgiler 🙂

Güneşten Korunma Yöntemi Olarak – Rash Guard

rasguard_2

Yaz geldi ve biz güneye inmeye hazırız. Ancak güneşle ilgili bazı sorunlarımız olabilir. Özellikle radyoterapi almış bölgelerimizi ilk yıl güneşten korumak çok önemli. Ayrıca lenfödem oluşmaması için güneşe çıkarken kolumuza özel önemler almamız gerekebilir. Yüksek koruma faktörlü güneş kremleri ve güneşin dik geldiği saatlerde güneşlenmemek en basit yöntemler.

rasguard_1

Bunlara ek olarak bir yöntem daha önereceğim. Şemsiye altındayken veya güneşin eğik olduğu saatlerde sorun yaşanmıyor ancak özellikle denizde yüzerken güneşin etkilerini çok da kontrol altında tutamıyoruz. Buna çözüm sörfçülerin Rash guard olarak adlandırdıkları uzun kollu koruyucu bluzu önerebilirim. Özel mayo kumaşından yapıldığı için çabuk kuruyor ve sizi zararlı UV ışınlarından koruyor. Dilerseniz kısa kollusu da var ama uzun kollu olanlar sizi aşırı yanmaktan ve dolayısıyla lenfödemden koruyacaktır. Çok havalı görünmesi de extra katkısı 🙂

Ben Dechatlon mağazasından bir tane aldım. Hem de çok ucuz.

İyi tatiller

Sonradan gelen edit: Rush Guardımı sadece güneşten korunma yöntemi olarak görmüş olmam hataymış. Deniz girerken mutlaka giyilmeli. Nedeni ise suda bir anda sağ kolumda hissettiğim acı ve onun neden olduğu denizanası. Koca denizde sadece 1 adet denizanası gelip, sağ koluma saldırmayı tercih etti. Çöldeki talihsiz bedevi ben oluyorum. Lenfödem tehlikesi atlattım. Size benden tavsiye, denize girerken mutlaka uzun kollu bir şeyler giyin.

Lenf Drenaj mı? O da ne?

 Zor olan tedaviler bittikten sonra bizlerin ciddi bir boşluğa düştüğünü, bundan sonrası için yol haritamızın çok da belirgin şekilde çizilmemiş olduğunu daha önce bu yazımda anlatmıştım. O dönemde boşluk hissi ile birlikte panik de yaşamıştım. Buna travma sonrası stres bozukluğu diyebilir miyiz? Bence diyebiliriz. Ama benim garip kendi kendini motive edebilme kabiliyetim burada da ortaya çıktı ve bu depresyondan ve boşluktan çabuk çıktım. Tedavisi biten ve olumlu yanıt alınan hasta statüsünde olduğum için kendimi şanslı hissediyorum. Darısı diğer hastalara. Depresyondan çıkar çıkmaz ilk işim kortizon belasının bana armağanı olan 10 kiloyu nasıl vereceğim planları yapmak oldu. Egzersiz zaten yapıyorum. Ancak kilo vermek için daha fazlasını yapmam gerektiğini, dengeli beslenme ve bir de destek bir aksiyon planı yapmalıydım. Egzersiz planımı sertleştirmem gerekiyordu. Bunu için daha uzun süreli ve yine düşük şiddetli egzersizlere devam etmeliydim ama arada küçük kas gruplarına yönelik çalaışmalar da gerekli diye düşündüm. Orada işler kolay ama bol acılı… No pain, No Gain demiş büyük düşünür. Beslenme dersem, bir gece bilgisayar başına oturup dos and don’ts (yapılacak ve yapılmayacaklar) listesi yaptım. Onu da buzdolabına magnetledim. Beslenme konusu en baştan beri ailece dikkate aldığımız bir konu olduğunu da söylemek isterim. Kısa bir süre benim şımarma hakkım kullanılarak tatlılar yapıldı, yendi ama artık onlar mazide bir anı olarak kaldı :).

Gelelim sebebi ziyaretimize… Girizgah kısmını uzun tutmak istemedim ki, sıkılmadan buraya kadar okuyabilin. İnsan vücudu çok ilginç bir yapı. Size aslında sinyaller geliyor ama kaale alıp almamak bizim elimizde. Ameliyattı, yatak istirahati, kemoterapi, kortizon, radyoterapi derken vücudumun şiştiğini hissediyordum. Tüm bunlar bitince iş sağlıklı kiloya geri dönmeye kalıyor. Aklıma hep güzellik merkezlerinde sıkça gördüğümüz ama aslında pek de ne işe yaradığını bilmediğim Lenf Drenaj makineleri geldi. Tavsiye üzerine bir güzellik merkezine gittim ve biraz inceledim. Aslında bir masaj makinesi diyebiliriz. Aşağıdaki gibi bir kıyafet giyiliyor ve bu kıyafet belli sürelerde şişip, gevşeyerek vücudun lenf sistemini harekete geçiriyor. Adı üstünde belli alanlarda birikmiş ödemi tahliye ediyor. Önce olabilir mi? Gerçekten faydası var mı? diye bilirsiniz. Ama 4 seansta 5 kilo verince sizinle paylaşma ihtiyacı hissettim. Burada dikkat edilecek konu tedavilerinizin bitmiş olması. Kemoterapi veya radyoterapi süregelirken yakınına bile gelmeyin derim. Hatta bir de doktorunuza sorun. Sağlama alın.

Sonra acaba bu lenf sistemi nedir? Nasıl çalışır? Sağlıklı veya lenf nodları çıkarılmış insanlarda nasıl farklar var? Şeklinde biraz merakımı cezbetti. Burada sizlere anatomi dersi vermeye niyetim yok 🙂 Rahatlıkla okumaya devam edebilirsiniz. Sizin de ilginizi cezbederse Google her derde deva… Kısaca bilgi vermek gerekirse lenf sistemi vücudun korunma sistemi olarak, sıvı dengesini kurmaya ve bağışıklık sistemini oluşturmaya yarar. Bakteri, kanser hücreleri ve diğer sağlığa zararlı maddeleri organlarınızdan uzaklaştıran sistem lenf sistemidir.  Bu sistemin kalp gibi kendine ait bir dolaşım motoru yoktur. İskelet kasları, damarlara ait düz kaslar ve derin nefes ile oluşan basınç sayesinde hareket eder.  Burada dikkate değer konu nefes egzersizleri, hareketli yaşam ve lenf drenaj için faydalı olabilecek masajlar. Sistemin çalışabilmesine destek olmak için egzersiz/spor, derin nefes egzersizleri ve manuel veya self lenf drenaj masajı önerebiliriz. Biraz destek olmakta fayda var.

Şuradan lenf sistemi ile ilgili kısa bilgi edinebilirsiniz:

Başlangıçta vücudumda oluşan ödemi atmak ve kilo vermek için düşündüğüm lenf drenaj, inceledikçe çok daha dikkat çekici yerlere gelmeye başladı. Sadece vücutta biriken ödemi değil, bağışıklık sisteminin sağlıklı çalışabilmesi için bu lenf akışının sağlıklı olması gerekmekte.

Tekrar faydalı olacak noktaları maddeler haline getirmek gerekirse;

  • Nefes egzersizleri
  • Hareketli yaşam / egzersiz / spor
  • Lenf drenaj masajı

Lenf drenaj masajı ile ilgili aşağıdaki videoyu buldum. Maalesef ingilizce ama bir fikir vermesi açısından yine de paylaşıyorum. Bu masajı profesyonel masör/masözler ve fizyoterapistler yapabilir. İncelemenizi tavsiye ederim.

Bu arada ek olarak hafta bir gün de sırt ve boyun ağrılarım için aromatik masaja gidiyorum ki inanılmaz faydasını görüyorum. Mastektomi’den sonra değişen postür sorunları ve sırt, boyun ağrılarımı bu şekilde gidermeye çalışıyorum. Haftada bir gün cennet gibi geliyor 🙂

Şunu da inceleyebilirsiniz. 2004 yılından ama belki daha günceli vardır. http://www.thejournalofbreasthealth.com/sayilar/8/buyuk/691.pdf

Sevgiler 🙂

Egzersiz için profesyonel bir destek

murat_bur

Bloğumun vesilesiyle mesajlar alıyorum. Egzersiz yapmak istiyorum ama ne yapabilirim? Sen neler yapıyorsun?  şeklinde. Açıkçası benim asıl mesleğim spor eğitmenliği olduğu (ama mesleğimi şuan yapmıyorum) için egzersizlerimi kendim planlayabiliyorum. Ancak tesadüfen internet ortamında bulduğum Murat Bür hocayı tartışmasız faydalı buluyorum ve egzersiz videolarını severek takip ediyorum. Murat Hocanın Youtube üzerinde bir kanalı var Murat Bür ile Get Fit. Farklı vücut tiplerine uygun egzersizler ve sokakta spor, sağlıklı yaşam önerileri gibi çok ilginizi çekecek videoları mevcut. Örneğin dizi izlerken yere bir havlu serip yapabileceğiniz bir çok egzersizler bulabilirsiniz.

Ben severek takip ediyorum. Umarım evde kendi egzersiz planını hazırlamak isteyen herkese de faydası olur. Aşağıda videolarına ve Facebook sayfasına ulaşabilirsiniz.

https://www.facebook.com/muratburofficial

https://www.youtube.com/user/getfit/videos

http://muratbur.com/

Sevgiler 🙂