Kanser Hastasını Mutlu Etmenin 44 Yolu

IMG_4884

Hep bir muammadır. Nasıl davranalım? ne yapalım? denir. İşte size kanserli arkadaşınıza dostunuza yapabileceğiniz 44 yardım.

  1. Yemek götürün. Önceden, herhangi bir diyet uyguluyor mu veya herhangi bir izlenmesi gereken bir yönerge var mı öğrenmeye çalışın. Ziyarete geldiğinizde veya kapıdan kısaca bırakıp gitmek şeklinde olabilir.
  2. Gerektiğinde kolayca ısıtabileceği kaplarda götürün. Geri getirmesini beklemediğiniz Tupperware kaplarda götürebilirsiniz.
  3. Onu düşündüğünüzü belirten kısa bir e-mail, SMS veya bir mesaj gönderin.
  4. Mesajın sonuna “cevap vermene gerek yok” şeklinde bir mesaj ekleyin. Geri dönüş yapmak zorunda olmadıklarını düşünerek sizden haber almaktan memnun olacaklardır.
  5. Ne zaman ihtiyacın olursa olsun benden yardım isteyebilirsin şeklinde mesajınıza ek yapın.
  6. Takviminize belli aralıklarda sizi uyaracak bir alarm atayın. Bu alarmla hızlı bir hal hatır ve yardım edebileceğiniz bir durum olup olmadığını sorun.
  7. Markette iken bir mesaj atın ve buradan bir ihtiyacı olup olmadığını sorun.
  8. Eczanede iken bir mesaj atın ve buradan bir ihtiyacı olup olmadığını sorun.
  9. Evini temizletmek amacıyla bir gündelikçi gönderin. Gerekli her şeyle ilgilenin ki ona sadece kapıyı açmak kalsın.
  10. Eczaneye gittiğinizde bir mesaj atın ve alınması gereken bir reçetesi vs olup olmadığını sorun.
  11. Bir hediye masajı için mobil bir masör gönderin.
  12. Kahve veya yemek için dışarı çıkarmayı teklif edin.
  13. Ziyaret etmeyi sorun. Bunun için kendini iyi hissediyor mu öğrenin.
  14. Onu sinemaya götürmeyi önerin. Kendini iyi hissetmiyorsa DVD kiralayın ve evine gidin.
  15. Tedavisi sırasında kemoterapi seansına götürmeyi ve seans esnasında refakat etmeyi önerin. Daha da iyisi her seansına gelebileceğinizi söyleyin.
  16. Acil durumda “beni arayabilirsin” deyin. Ancak bunu derken gerçekten hissederek söyleyin.
  17. Çiçek gönderin. Ancak taze çiçekler kanser tedavisi esnasında düşen bağışıklık sisteminden dolayı enfeksiyon riski yaratabilir. Onun nötropenik olup olmadığını öğrenin. İpek yapay çiçekler bu tip durumlarda daha az riskli olacaktır.
  18. Sevdiği bir restoran varsa oradan paket servis siparişi verin. Herhangi bir karar konusunda çok bunalmış görünüyorsa, onun genel diyetine en uygun yemeği siz seçin ve sipariş edin.
  19. Dergi veya gazete aboneliği hediye edin.
  20. İyi bir kitap hediye edin.
  21. Onu sevdiğinizi ve onu önemsediğinizi söyleyin. Size tepki verebilecek enerjileri olmasa da bunu duymak iyi gelecektir.
  22. Kadın hastalar için onları güzellik salonuna götürün. Manikür/pedikür, cilt bakımı, makyaj vb. şeyler. Belki de bakım yaptırmayalı baya zaman geçmiştir.
  23. Bir kartpostal gönderin. Okunaklı olduğundan emin olun. Kanserli gözler, yorgun gözlerdir.
  24. Araçla destek olamıyorsanız bir transfer firmasının hediye kartını gönderin. Bitaksi gibi transfer uygulamaları olabilir mesela.
  25. Kanser hastasının yakın arkadaşı veya ailesinden biriyseniz, ziyaret ve telefonları sizin karşılayabileceğinizi teklif edin. Hastalar bu telefon trafiğinden yorulabilir.
  26. Kanser hastasının sizden isteyeceği yardım konusunda kafası biraz karışık olabilir. Ona “senin için yapabileceğim bir şey varsa söyle” demek yerine, ne yapıp yardımcı olabileceğinizi net belirtin.
  27. Teşhis konduktan birkaç ay sonra bile onunla olabilmelisiniz. Sizin için artık konu kapanmış olabilir ama o hala bazı konularda sorun yaşıyor ve lojistik veya duygusal anlamda yardıma ihtiyacı olabilir.
  28. Tüm sağlık vs. konularında güncellemeleri diğer arkadaş ve akrabalarla paylaşacak “sözcü” olmayı teklif edin. Her detayı defalarca paylaşmak onun için zorlu olacaktır.
  29. Her görüşmenizde mevcut sağlık durumunun tüm detaylarını almaya çalışmayın.
  30. Köpeği varsa, onu gezdirmeyi veya veterinere götürmeyi teklif edin.
  31. Çocukları varsa, bakıcılık, okula bırakma/alma veya yatıya almayı teklif edin.
  32. “Bana bir iş ver” deyin. Bir getir götür işi, kuru temizleme veya marketten alınacak bir şey gibi. Uzun uzun görüşmenize gerek yok. Alınanı teslim edin ve vedalaşın.
  33. Bir bahçesi varsa, ona sulama ve bakım için teklifte bulunun. Daha iyisi bunu düzenli yapabileceğinizi söyleyin.
  34. Komik bir şaka veya bir fotoğraf gönderin.
  35. E-mailerini okumak ve cevaplamak için yardım etmeyi teklif edin. Kanser teşhisi konduktan sonra biriken mailler yorucu olabilir ve fazlalığı içinde kaybolabilirler.
  36. Yemek, kemoterapiye transfer, arkadaşları ziyarete gidebilmek için birilerinin yardımını ayarlamaya çalışın.
  37. Arkadaşınız kabul ederse, ona nakit para yardımı yapın. Hastane masrafları ile çalışamadığı için azalan gelir dengesi içinde finansal anlamda darbe almış olabilir.
  38. Hasta veya yakınları için ücretli izin ücretini karşılayacak bir maddi yardımda bulunabilirsiniz.
  39. Hastanede yattığı sürece yakınlarının kullanabileceği hastane otoparkı kartı hediye edin. Hastane otoparkları pahalıdır.
  40. Eğer arkadaşınız saçlarını kaybedecekse, şapka, peruk veya eşarp hediye edin.
  41. Çok yumuşak bir battaniye hediye edin. Kemoterapi alırken kullanabileceği veya kanepede üstünü örtebileceği bir şekilde de olabilir.
  42. Sadece dinleyin. Tavsiye vermeyin. Neşeli görünmeye çalışmayın. Sadece dinleyin ve dostunuzun konuşmasına izin verin.
  43. O anda sizden bir şey istemesini söyleyin ve onu hemen o anda yapın.
  44. Kanser bulaşıcı değildir. Arkadaşınızın tarafında olduğunuzu bildirmek için sarılın.

Kaynak: http://www.huffingtonpost.com/elana-miller-md/living-with-cancer_b_5660514.html

21 günde bir kokteyl partimize bekleriz

Kokteyl partisi dediysem sizin bildiğiniz kokteyller değil, onkoloji kokteyli 🙂 Adlarını bilmediğim, sorsam da aklımda tutamadığım ve bence bilmeme gerek de olmayan ilaçlar silsilesi… İlk kemoterapime giderken ne kadar korktuğumu kelimelerle anlatmam mümkün değil. Zaten anlatsam da hayatında hiç kemoterapi almak zorunda olmamış insanların anlayabileceğini zannetmiyorum. Korkulan olmadı demeyi çok isterdim ama korkulan oldu. Başıma gelen en kötü şeydi bu ilaçlar kokteyli. Uzun süre de unutabileceğimi düşünmüyorum.

İlk kemoterapinin yan etkilerini tam attım derken ikincisi peşisıra geldi. Bende kemoterapi günü stresini kendimce bir eğlenceye dönüştürdüm. Her kemoterapi günü başka bir şapka takıp, kendi kendime eğlenceli bir sabah yarattım. Taktığım bu şapkalar ile poz verip instagram hesabımdan paylaştım. Kemoterapi odasında damarlarıma zerk edilen ilaçlara tahammül edebilmemi, keyifli zaman geçirmemi sağlayan şeylerden biri de bu oldu.

2

Bu şapkam taaa Kanada’dan ablam tarafından getirilmişti. Karnaval şapkası 🙂 Sokakta dolaşamadım ama çok eğlendim.

3

Bu kemoterapim Halloween haftasına denk gelmişti ve evde nereden bulduysam bu şapka tesadüfen elime geçti. Tatlı cadı imajı 🙂

10678819_10152675810841492_7004501656225942334_n

Gördükçe güleceğim geliyor 🙂 Bu şapka şarkı çalıp, kulakları dans ediyor. X-mas haftasında kemoterapi odasında gürültü koparmıştım. Sessizlikte şarkısı çınladı. Nasıl kapatacağımı şaşırdım. Sonra ilaçların etkisiyle uyuya kaldığımda bile kafamdaydı.

4

Simli fötr şapka… yıllar önce çok eğlendiğim bir gün alıp, üşenmeden eve getirmiştim. Yıllardır dolapta durur, her gördüğümde yüzümde bir gülümseme yaratırdı. Yine kemoterapi sabahında bana mutluluk verdi. Keyfimi yerine getirdi 🙂

IMG_1948

Şapkamız kalmadı, kulak verelim 🙂 Tavşan kulaklarımla onkoloji hemşirelerinin sevgisini bir kez daha kazandım. 3-5 liralık kulakları gören herkesin yüzünde mutluluk ve gülümseme belirdi. İşte mutlu olmak ve mutlu etmek bu kadar kolay…

Çok şükür kemoterapilerim bitti ve artık bu fotoğraflar birer anı olarak kalacaklar.

Kemo Kafası – Chemo Brain

My brain

Kemoterapinin türlü çeşitli yan etkileriyle boğuşurken bazı sinir sistemi problemleri yaşadığımı fark ettim. Nedir bunlar: elimde tuttuğum objeleri düşürmek, kimi zaman denge kaybı ve çokça hafıza sorunları. Elimden birşeyler düşürmek ve düşmediğim sürece denge kaybı pek önemli olmamasına karşın hafıza problemleri dikkatimi çekti. Son kemoterapime kadar çalışmaya devam eden biri olarak, özellikle iş yaşamında unutkanlık ve hafıza sorunlarını canımı sıkmaya başlamıştı. İş süreçlerimi ve planlarımı normalden daha dikkatli takip etmem ve yazılı şekilde tutma ihtiyacı hissettim. İngilizce yazışmalarımda ise tam anlamıyla kafa durması yaşadım. Belki evde dinlenen hastalar için bu nebze dikkat çekici olmazdı bilemiyorum. Ama çalışanlar için tam bir facia oluyor.

İş güç, plan program derken bir de sohbet ederken cümlenin ortasında kelime hatırlayamama durumum başlayınca hemen Google’a danıştım. Türkçe kaynaklarda pek bilgi bulamayınca İngilizce sayfalara baktım. Karşıma çıkan ChemoBrain oldu. Meğer benim yaşadığım bu yan etkilerin bir kısmının tanımı buymuş. Chemo Brain konusu Türkçe kaynaklarda fazla yer almadığı için bu konu üzerinde devam edeceğim. Diğer yan etkiler, elimden objeleri düşürmek ve denge biraz daha farklı bir konu ve onunla ilgili kaynakça Kanserle Dans Derneğinde mevcut. (Bkz. Nöropati: http://kanserle-dans.blogspot.com.tr/2013/04/kanser-tedavisi-sonucunda-olusan.html)

Nedir bu Chemo brain?

  • Normalde kolayca hatırladığınız şeyleri unutmak.
  • Konsantrasyon sorunları yaşamak. (Yaptığı işe odaklanamama, kısa dikkat süresi)
  • İsimleri, tarihleri ve bazen çok daha önemli olayları hatırlamakta zorluk.
  • Yemek yaparken telefona cevap vermek gibi çoklu görevleri yapmakta zorluk. Bir işi yaparken diğerini unutmak.
  • Görevleri yerine getirmekte normalden daha yavaş olmak. (organize olamamak, yavaş düşünme ve davranma)
  • Sıradan, gündelik kelimeleri hatırlamakta zorlanmak. Cümleyi tamamlamak için kelimeleri hatırlayamamak. * cancer.org

Yukarıdakilere ek olarak tarihleri ve olayları karıştırmak, bir yere giderken oraya neden gittiğini hatırlayamamak, kitap/dergi okumakta zorlanmak gibi benim deneyimlerimi de eklemek isterim.

Bende oluşan bu değişikliklerin kemoterapinin yan etkileri olmasına bir yandan sevindim. Bir yandan da endişelendim çünkü kalıcımı olacak yoksa zamanla yok olup gidecek mi diye endişelendim. Bu konuyu da Onkoloğuma sorduğumda zamanla normale döneceğimi ama devam ederse kesinlikle bildirmem gerektiğini söyledi. Çok şükür kalıcı değilmiş.

Elimden geldiğince çabuk bu garip durumdan kurtulmam gerekiyordu. Hem fiziksel hem de chemobrain’den kaynaklanan zorluklar yaşadığım için iş yerinde stres yaşamaya başladım. Yaşadığım zorlukların benim “performans düşüklüğüm” değil, ilaçların yan etkisi olduğunu herkese anlatmak zor oluyor. Rapor almak farz olmuştu. Bu konuyu detaylı şekilde ilerde incelemeyi düşünüyorum.

Bu durumdan en kısa zamanda kurtulmak için kendimce bir takım önlemler aldım. Bunların başında kendimi kitap okumaya zorlamak oldu. Odaklanmakta zorluk çekmeme rağmen kendimi zorladım. Normalde okumaktan hoşlandığım tarih kitaplar yerine, benim için yeni konular olan bilim ve teknoloji okumaya başladım. İngilizce değil İtalyanca çalıştım. Yeni örgü modelleri denedim. Kısacası zihnimin alışkanlıklarını değiştirerek aslında zorlandığı durumdan daha zor bir duruma soktum. Bunun yanında sizlere tavsiyem yakınlarınıza hafıza sorunları yaşayabildiğinizi açıklamanız. Özellikle aile bireylerine sizi takip etmeleri için bilgi verin. Bu tamamen bir bilinç kaybı değil, uyarmak isterim. Ama anahtarınızı almadan evden çıkabilirsiniz. Arabanızı kilitlemeden bırakabilirsiniz. Çaydanlığın altını açıp, TV’deki diziye dalabilirsiniz. Bu gibi unutkanlıklarda aile bireyleri size destek olabilir. Evden çıkarken “ anahtarını aldın mı? Ütünün fişini çektin mi? Çayın altını kapattın mı?” gibi sorularla sizi takip edebilirler. Ödenmesi gereken faturaları ve onların son ödeme tarihlerini bir yere not edebilirsiniz. Bir kafa defteriniz olmalı. Tedavi günlerini ve doktor randevularınızı da buradan takip edebilirsiniz. Akıllı telefonların hatırlatma uygulamaları da kullanılabilir. Ayrıca konuşurken bir kelimede takılınca size baskı uygulanmamalı, sıkılmış gibi davranılmamalı.

İş yerinde ise, devamlı yazarak çalışmanızı tavsiye ederim. Günün programını ve yapılan işleri not ederek, iş planında yapılan ve yapılmayan işleri takip edebilirsiniz. Gün sonunda ertesi gün yapılması gerekenleri yine not edebilirsiniz. Destek almanız da çok önemli. İş arkadaşlarınız ile bilgi akışına dikkat edin. Hafıza sorunları yaşamak sizi strese sürükleyebilir. Lütfen depresyona girmeyin. Bu durumla mücadele etmeyi öğrenmek gerekiyor. Benim çözümlerim sizin için uygun olmayabilir. Siz kendi sorunlarınızı tespit edin ve çözümleri için bir yol haritası çizin. Dinlenmek ve zihninizi rahatlatmak için belki meditasyon veya yoga da önerilebilir. Doktorunuzla görüşüp ilaç tedavisi de alabilirsiniz. Hepsi mümkün ama siz güçlü olduğunuz sürece, her şeyin yoluna gireceğini göreceksiniz.