10 Amazonla Buluşma – 03.10.2015

IMG_9501

Bir süredir yazmıyorum ve takipçilerimden özür dilerim. Nedeni ise çok güzel bir yaz tatili geçirmekle meşgul olmamdı. 🙂 Detayları elimden geldiğince önümüzdeki günlerde yazacağım.

Bugün bilgisayarımın karşısına geçip, bu iletiyi yazmamın bir sebebi ise Pembe Dostlar’ımla buluşmamdır. 10 Amazon ‘Yüksek Doz Yaşam’ kitabının yazarları 1 eksikle Kozyatağı Kültür Merkezinde söyleşi ve imza günü yaptılar. Söyleşiden önce hepsiyle kucaklaştım. Daha önce yüz yüze tanışma fırsatım olmayan Rukiye ve Rabia ile de bugün görüşmüş oldum. Aslına bakarsan biz birbirimizi görmeden de dost olunabileceğinin kanıtı olduk. Hep bizim yaşlarımızda gerçek dost edinemeyiz artık diye düşünürdüm ama bu doğru değilmiş. Kardeşim ve dostum olarak görüyorum hepsini. Sebebi aynı yollardan geçmiş, aynı acıları çekmiş insanlar olarak birbirimizi çok daha iyi tanıyor olmamızdı. Nasrettin Hoca ‘bana eşekten düşeni getirin’ derken tam da bunu anlatıyor. Biz birbirimizi çok daha iyi anlıyoruz. Kınamadan ve yargılamadan dinliyoruz. Aslında insanın en kolay yapabileceği şey dinlemek… Ama bunu bile yapamaz duruma gelmiş insanlar. Hepsinin hikayelerinde bir iletişim problemi var. Ya doktor dinlememiş, ya da akrabalar… Kalpler kırılmış…

10 Amazonlar tek tek kendi hikayelerini anlattılar bugün kendi ağızlarından. Aslında baktığında ne kadar neşeli ve güçlü olduğunu düşündüğün bu kadınlar, hikayelerini anlatırken sesleri titredi, boğazları düğümlendi, gözleri dolu dolu oldu ve hatta ağladı. Demekki bazı şeyler kolay kolay atlatılamıyor ve bahsi açıldığında o günlere gidip, hüznü tekrar yaşıyorlar. Ben de oturduğum yerde, onların hikayeleriyle kendi hikayemi düşünerek usulca ağladım. Hala bu kadar zorluk yaşadıktan sonra bile, kendimde hüngür hüngür ağlama hakkını bulamıyorum. Nedendir bilinmez kimse ağladığımı görmesin istiyorum. Aslına bakarsan en çok benim hakkım ağlamak…

Gülücükler ve nemli gözlerin karıştığı söyleşide bir soru üzerine kızlar en çok onları neyin kırdığını anlattılar ve ortak nokta hep arayıp sormayan dostlar oldu. ‘Seni öyle görmek istemedim’ veya ‘uyuyorsundur, rahatsız etmek istemedim’ gibi aslında pek de bizi tatmin etmeyen bahanelerin arkasına saklanarak, bizi yalnız bırakan eski dostlardan bahsettiler. Hasta yakınları nasıl davransın? Ne desin? Ne yapsın? soruları hep soruluyor da ben buradan cevabını vereyim. İnsan gibi davranın. Karşınızdaki bir insan ve bir kadın. Buna göre onu anlamaya çalışarak konuşmak ve davranmak lazım. Mesela size kendimden örnek vereyim. Kemoterapiden artık iyice gücüm düşmüş ama hala ayakta kalmaya çalıştığım günlerden birinde, iş yerine çok zorlanarak gitmiş ve son enerjimle içeride bir koltuğu kendimi bırakıvermiştim. O an orada ölüyorum sandım. Ama beni gören iş arkadaşım bana iyi misin? sana su getireyim mi? ne yapabilirim? vs. sorular sormadı ve beni o halde görmezden geldi. Bilgisayarına dikti gözlerini ve sanki atomu parçalıyormuş gibi ciddiyetle çalışıyor gibi yaptı. Sizce bu davranış karşısında dostluktan, insanlıktan bahsetmemiz mümkün mü? Onun için parmağımı kıpırdatır mıyım sonrasında? Tabiiki HAYIR. Neyse, bu konuda kitap yazarım 🙂 uzatmak istemiyorum. Hem de konudan sapmayayayım. Siz insan olun yeter. Konuşmak ve dinlemekle kimsenin incileri dökülmüyor. Bir gün size de bir dost gerekebilir.

Bu keyifli buluşma için Eton Yayıcılık’a teşekkürü bir borç bilirim.

Bir de gazetecilik yapayım. 10 Amazon yakında ingilizceye çevrilecek.

Meme Kanseri Farkındalık Ayı Kutlu Olsun.

Sevgiler 🙂

Sonradan gelen edit: Bir de Allah aşkına bize şu yakınlarınızın, komşularınızın hastalıklarını anlatmayın. Gerçekten bizi hiç ilgilendirmiyor ve kendinizden soğutuyorsunuz.

IMG_9508

FullSizeRender
IMG_9493

IMG_9494

IMG_9504

IMG_9511
IMG_9505  

IMG_9495  

Reklamlar

10 Amazonla Buluşma – 03.10.2015” üzerine bir yorum

  1. Ayşe Alparslan Kaplıca dedi ki:

    Yazdığınız yazıyla o kadar rahatladım ki keşke seminere gelebilseydim diye iç geçirdim hatta.Arkadaslarım konusunda ben de çok hüsrana uğradım en büyük bahane de rahatsız etmek istemedim oldu sadece arkadas değil akrabalar için de geçerli bu durum fazla mı abartıyorum gereksiz yere mi kırıldım derken yazınıza denk geldim haklıyız o kadar haklıyız ki nasılsın değil aç kapıyı ben geldim diyenler olsaymış keşke ya da sadece saatlerce dinleyebilcek dostlar olsaymış olanlar var hakkını yemeyeyim ancak hüsrana uğratanların sayısı hayal kırılığına boğanlarım sayısı çok daha fazla…neyse iyi ki varsınız hepimiz için geçmiş gitmiş olsun. Sevgiler

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s