Sudan çıkmış balık sendromu

survivors

Bu hafta kanser haftası. Dolu dolu 7 gün. Milyonlarca insan kansere bir şekilde temas etti ve tedavi süreçlerini yaşadı. Onlardan biri de benim. Bu bloğu yazmamın nedeni de budur. Zor günler yaşarken nasıl hayatta kalmaya çalıştığımı paylaşıyorum. Tamam, hepsini değil ama bazı ip uçlarını diyebilirim. Tedavimin ortasında babamı kaybettim. O’na veda edemeden… İşimi kaybettim. Yazmak belki de iyi geliyor. Belki okunmak ve paylaşmak bilemiyorum. Kanser kelimesi bile insanı altüst etmeye yeterken, tedavisi ve belirsizlik… Acaba iyi olacak mıyım? Bu günler bitecek mi? Tekrar geri döner mi? Hayatıma nasıl devam edeceğim? Beni neleri bekliyor?

2 ameliyat, kemoterapiler silsilesi, radyoterapi ve bol bol görüntüleme makinesi ve kusmuk macerasından sonra, onkoloğun “hadi bakalım serbestsin” der.

  • 3 ay sonra görüşürüz…
  • Ne yapmalıyım peki şimdi?
  • Dikkat et. Artık iyisin.
  • Peki

Yola koyulursun. Eve doğru. Sevinmek istersin.

Dünya Kupasını kazandıran gölü atmış bir futbolcu gibi sevinmek…

Olimpiyat rekoru kırmış bir yüzücü gibi suya yumruğumu vurarak sevinmek…

Tuttuğu takım derbi kazanmış gibi meşale yakmak…

Triple double axel yapıp ayakta kalan buz patenci gibi kollarımı açıp sevinmek…

https://plus.google.com/u/0/101030311395173582066/posts/S3Ai4zKCPqr?pid=6132529921078690258&oid=101030311395173582066

Ama sadece gülümseyebildim.

Peki bundan sonra ne olacak? Anlat bir kuru reçeteyle kala kaldım. Tedavi boyunca fır dönen hemşireler, her sorduğun soruya makul mantıklı cevap veren, cep telefonundan arayıp “doktorcum şurama bi şey oldu. Naapıcam şimdi?” diye sorabildiğim, devamlı bir şekilde seni kontrol altında tutan doktorlar… Hepsi gitmişti. Kalakalmışlık bu tam olarak… Artık kemoterapiden bembeyaz olmuş yüzün ve mor dudakların da olmadığı için, hep bir “iyisin, iyi” modunda insanların sırtına vurması da cabası…

Ama ben İYİ DEĞİLİM Kİ

Kafam çok karışık bi kere. Ne yapmam gerektiğini bir türlü kestiremiyorum. İstesem sabahlara kadar gezebilirim mesela. Spor da yapmam. Yediklerime de dikkat etmem. Kim bilecek?

Burada ciddi bir yanlışlık var. Hadi iyisin diye evine gönderilen hastalar için söylüyorum. Bizim için bir geçiş süreci olmalıydı. Aslında hep şakasını yaptığım kanserli kadınlar salsa ekibi gibi bir şey de olabilir. Grup terapisi için daire şeklinde toplanmalı, “Merhaba! Benim adım Deniz. 1 aydır hastaneden uzağım.” falan seansları olmalı. Sudan çıkmış balık sendromunu aşabileceğimiz bir tampon bölgeye ihtiyaç var. Tekrar geri gelir mi korkularımızı yenebileceğimiz… Neden saçımızın asker tıraşı gibi olduğunu diğer insanlara anlatmaktan bıktığımızda koşup rahatlayabileceğimiz bir yer. Güçlü olmamız ve kanseri yenmemiz, senin de güç denemesinde bulunman için yüklenebileceğin yeni birini bulduğun anlamına gelmiyor mesela. Biz kum torbası değiliz.

Bu insanlar birilerini arıyor ve sadece dinlemelerini istiyor. Paylaşmak… Bu ağır yükü hafifletmek için…

Bol kurdeleli bir hafta dilerim.

Reklamlar

Sudan çıkmış balık sendromu” üzerine 4 yorum

  1. Funda dedi ki:

    Merhaba Deniz, acaba tamoksifen başladın mı diye merak ediyorum? Başladıysan belirgin bir fark oldu mu hayatında ? İyilikler diliyorum

    Beğen

    • pespembekurdele dedi ki:

      Selam Funda, evet tamoksifen ve lucrin kullanıyorum. En büyük fark kilo almak oldu. Onun dışında sıcak basması, az uyuma gibi şeyler. Fazla bir yan etkisini görmedim henüz.
      Sevgiler ❤️

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s