Kansere Çözüm Var – Kitap Önerisi 1. bölüm

IMG_6602

Bu seferki kitap önerim direkt çözüm odaklı. Neden kanser olunur ve bundan sonra nelere dikkat etmeliyiz sorusunu hepimiz kendimize ve doktorlarımızda soruyoruz. Tabii ilgili kaynak taramasını da yapmak lazım. Bana onun bunun suyunu sık. Ama şunu yemeği ihmal etme diyenlere pek kulak asmıyorum. Nedeni ise kulaktan dolma bilgiler olma olasılığı… Ben doktor ne derse onu yapan, asker hastalardanım. Ameliyat, kemoterapi ve radyoterapimin de sonunu gelmek üzere olduğum için hayat tarzımda özellikle beslenme konusunu ciddi bir rutine oturtmam gerektiğini düşündüm. Bu konuyla ilgili  kitap aldım ve ilkini sizlerle paylaşmaya çalışacağım. Gerçekten çok ilgi çekici ve muhteşem bilgilerin olduğu kitabımızın adı Kansere Çözüm Var. Hayykitap’tan editörlü bir kitap. Prof. Ve Doçentlerin kendi alanlarında en iyi bilgileri birer bölümde ele aldıkları harika bir kaynak. Ben çok etkilendim. Kanserden korunma, erken teşhisin önemi, tedavi esnasında ve sonrasında beslenmemizde dikkat etmemiz gereken hususlar hakkında detaylı bilgi sahibi olabilirsiniz.

 Kanserle savaşma yollarını anlatan kitabı şu uzmanlar hazırladı: Prof. Dr. A. Murat Tuncer (Sağlık Bakanlığı Kanser Dairesi Başkanı), Prof. Dr. Ahmet Rasim Küçükusta (Göğüs Hastalıkları Uzmanı), Prof. Dr. Erkan Topuz (Tıbbi Onkoloji Uzmanı), Prof. Dr. M. Alp Özkan (Pediatrik Hematoloji ve Onkoloji Uzmanı), Doç. Dr. V. Canfeza Sezgin (İç Hastalıkları ve Tıbbi Onkoloji Uzmanı), Prof. Dr. Ahmet Aydın (Beslenme Uzmanı), Prof. Dr. M. Canan Efendigil Karatay (İç Hastalıkları ve Kardiyoloji Uzmanı), Dr. Yavuz Dizdar (Radyasyon Onkolojisi Uzmanı), Mennan Aysan Kuzanlı (Kimya Mühendisi), Prof. Dr. Süleyman Daşdağ (Biyofizik Uzmanı), Prof. Dr. Selim Şeker (Elektrik ve Elektronik Mühendisi), Yard. Doç. Dr. Erol Ergüler (Nükleer Tıp Uzmanı), Doç. Dr. Öznur Özdoğan (Din Psikoloğu).

Aslında uzun uzun aldığım notları aktarmak isterim ama mümkün olduğunca kısa yazmaya çalışacağım.  Siz de kalem kağıt alıp not alın lütfen. Hatta en kısa zamanda bu kitabı edinmenizi öneririm. Öncelikle sigara ile ilgili ciddi bir bölüm var ki bu bölümü zaten sigara içmediğinizi düşünerek hiç aktarmayacağım. İçiyorsanız zaten yazının buradan sonrası sizin için zaman kaybı olacaktır.

Prof. Dr. Erkan Topuz’un kanser tedavisi ve koruyucu beslenme bölümünde verdiği bilgiye göre, ülkemizde kanser vakalarında hızlı bir artış var ve 2020 yılında ülkemizde 25 milyon kişinin kanserli olacağı tahmin ediliyor. Ancak ülkemizde kanserin önleyici tedbirleri oldukça zayıf. Özellikle TV reklamlarında yiyeceklerin neredeyse tamamı kanserojen ürünler. Okullarda çocuklarımıza zararlı yiyecekler satılıyor. Kanserden korunmanın birinci adımı beslenmedir. İkinci olarak erken tanı… erken tanı ile yakalanan hastaların kurtulma oranı %85.

  • Tek başına hiçbir bitki yoktur ki, kanseri tedavi etsin. Ama verilecek bir diyet ve diyetle beraber doktorun uygun gördüğü bitkisel takviyeler hastanın güçlü olmasını, bağışıklık sisteminin güçlendirilmesinin, tedavi esnasında beslenme fonksiyonlarının iyi çalışmasını yani protenini, karbonhidratını, yağını belli oranlarda belli ölçülerde almasını sağlamaktadır. Ancak bitkiler keskin kılıç gibidir. Bir yandan fayda sağlarken, bilinçsiz ellerde büyük zarar da verebilir.
  • Kanser tedavisinde tamamlayıcı tıbbın önemi büyüktür. Bu yalnızca bitkisel tedavi değildir. Bu alanda dua (inanç tedavisi) vardır, meditasyon vardır, dans, gülme, müzikterapi ve aromaterapi vardır, akapunktur ve hipnoz gibi bilimsel olarak da araştırılıp incelenen daha pek çok tedavi vardır. Bunlar birebir kanseri tedavi etmez ama hastaya manevi bakımdan bir umut ve güç verir.
  • Kanser tedavisi görmüş, kemoterapiden çıkan bir hasta yorgun ve bağışıklık sistemi bozuk olarak çıkacaktır. Bu sebeple ayrı bir diyet uygulanmak gerekir. Kanserden koruyucu ve bağışıklık sistemi (immün sistem) güçlendirici bir diyet kesinlikle gereklidir.
  • Meme kanserine karşı etkili olan gıdalar:

-Ekmek kabuğu. Tabii tam buğday, arpa ve çavdar ekmeklerinin kabuğu

.-Esmer pirinç ve bulgur pilavı.

– Karnabahar, beyaz lahana, brokoli ve Brüksel lahanası yani antikanser gıdaların başında gelen tüm lahana ailesi namı diğer lahanagiller. Lahanagiller, içerdiği A,B,C vitaminleri, folat ve kalsiyum ile serbest radikallere karşı vücudu korur. Kanser riskini azaltmak için bu sebzelerden, mevsiminde taze olarak günde 3-5 porsiyon tüketilmelidir.

– Kuşkonmaz.

– Kan portakalı.

– Yeşil çay (özellikle östrojen reseptörleri pozitif olanlarda).

– Haftada iki kere baklagil tüketin.

– Yeşil mercimek ve yer fıstığı.

– Semizotu, ıspanak, pırasa ve soğan. Mevsiminde her gün sofranızda bulundurun.

– Maydanoz, dereotu, tarhun ve karaturp. Bunlardan birini mutlaka her salataya katın.

– Sarımsak.

– Zerdeçal.

– Keklik otu.

  • Damacana suyunuzu cam damaca olarak tercih edin ve 3 ayda bir suyunuzu değiştirin.
  • Omega-3 tümörün büyümesini yavaşlatır. Omega-3 alırken Omega-6 içermemesine dikkat edilmeli. Çünkü Omega-6 tümörü ilerletir. Yani kesinlikle kullanılmamalıdır.
  • Salam, sucuk, sosis kesinlikle yenmemeli. Çok fazla katkı maddesi ve soya içeriyor.
  • Radrasyondan kaçınmak gerekir. CT taramaları sonrası A,C,E vitaminleri alınmalıdır. Bu vitaminler radyasyona karşı önemli yer tutar.
  • Cep telefonu kullanımı kısıtlanmalı, özellikle yatak odanızda şarj edilmemelidirler.
  • Melatonin hormonu kanserden koruyor ve bağışıklık sistemini güçlendiriyor. Melatonin sadece gece karanlık bir alanda uyurken salgılanıyor. Bu nedenle karanlık odada, geç saate kalmadan uyuyun.
  • Meme kanseri gibi hastalıklarda, kanser tanısından sonra kilo alımı kanserin tekrarlama riskini arttırmaktadır. Bu nedenle kilo alımından ve aşırı kilolu olunmasından kaçınılmalıdır.
  • Özellikle kanser tedavisi esnasında ve iyileşme döneminde yapılan egzersizin önemi büyüktür. %65-75 performansla yapılan aerobik antrenmanlar günlük en az 30 dakika şeklinde planlanmalıdır.
  • Hızlı yürüyüş, yüzme, hafif tempoda koşu, kayak ve tırmanma gibi aktiviteler yapılabilir.
  • Gıdaların ideal tüketimi çiğ, buğulama veya haşlama ile pişirilerek yenmesidir.
  • Yeni araştırmalarda deodorant, ev kokusu için kullanılan kimyasal maddelerin meme kanseri riskini arttırdığı gözlenmiştir.
  • Şekerli gıdaların tüketimi azaltılmalıdır. Yoğun şeker içeren gıdalar ve aşırı kilo alımı kanserin çoğalmasını hızlandırabilmektedir.

1. bölümün sonu

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s